Kirpikleri karlı Erek Dağı'na dönmüşüz yüzümüzü. Üzerimizde soğuk bir gece titriyor, yıldız ışıkları ve ay. Yeri ve göğü dinliyoruz. Ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş gelir elleri bulur seni rüzgarın. İşte böyle söylüyor, Akdamar'da kara giysili bir çocuk, kaçmış, iki gündür yapayalnız adada, kendi dahil herkesle ve her şeyle konuşuyor ve şarkılarla öpüyor suları dudaklarından, geceyi ve dahi tüm sesleri.
19 Mart 2016 Cumartesi
13 Mart 2016 Pazar
Düşlerini ayaklarının yanına bırakıp soğuk denize doğru yürüdün, yalınayak. Heybene iki sözcük koymuşsun, birini sır gibi saklıyor, diğerini 'zaman' diye haykırıyorsun. Belki bilmiyorsun, senin iki omzuna bağdaş kurmuş, denizin dibini yokluyoruz gözlerimizle. Biz bir akrep, bir yelkovan bir de isimsiz bir oyunbaz... En az senin kadar karaysa da gece, biraz yakut, biraz sedef seçiyor gözümüz. Eğilip alsan ışır ve gülümsetirdin isimsizliğimizi. Oysa sen birbirine sıkıca kenetlenmiş kirpiklerinde kat'i bir yol haritası taşıyor ve boynuna ak köpükler dokunana dek uzaklaşıyorsun kıyıdan.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)