Sokak lambasının sarı ışığı, kavakların arasında gezinen sığ suda izliyor kendini. Çıplak dalları vurguluyor iştahla. Dalların ucunda düşmeyi bekleyen yağmur damlalarını, henüz boy veren yarpuzları, uykuya dalmış taşları... Övgü isteyen nesnenin ve etrafını kuşatan ufak tefek ayrıntının gövdesinde ışıldamakla vazgeçilmez sanıyor kendini. Ve hiç sabah olmayacakmış, hiç sönmeyecekmiş gibi... Sonsuz, sınırsız... Her gece aynı düşü gördüğünden habersiz...